| |
Köyümüzün kendine has kültürü diğer köylere yön vermekle beraber son çeyrek yüzyılda artan büyük şehire göçlerle büyük şehrin çok kültürlü yapısına karışarak yok olmaya yüz tutmuştur. Buna rağmen bazı kültürel özelliklerimiz bugun bile sürdürülmektedir.
Köyümüzün aile yapısı büyük aile üzerinedir. Aileni üç kuşağı aynı çatı altında yaşar Yani çocuklar babalar ve dedeler aynı evde yaşarlar , Çocuk sayısı genelde fazladır. Doğumlar yeni yeni hastanelerde yapılmaya başlamıştır ,ancak kısa bir süre öncesine kadar doğum olayı köyde kadının evinde köyün maharetli kadınları tarafından yaptırılırdı. Doğumdan sonra kırk gün çocuk tek başına bırakılmaz alkarası denilen cin veya nazardan korumak için çocuğun başına Kuran-Kerim asılır. Çocuğa genelde ailenin büyüklerinden birinin ismi yahut Dini şahsiyetlerden birinin isimleri verilir. Çocuğun sünnet törenindeki kirvelik geleneği de halen yaşatılmaktadır. Sünnet olacak çocuğa kirve olan kişi hayatı boyunca çocuğun bütün önemli günlerinde (askerlik ,evlenme ) çocuğa destek olma durumundadır. Çocukta Kirvesini aileden biri olarak görür saygı ve sevgide kusur etmez. Evlenme konusunda ise her ne kadar şehirlerdeki uygulama farklı olsada adetler yine aynen devam ettirilmektedir. Boyalıklılar genelde birbirleri arasında kız alıp verirler. Hatta bu gelenek ‘’kendi köyümüzün köpeği gayri köyün ipeğinden eydir ‘’diye deyimleşmiştir.Birbirlerini beğenen kız ve erkeğin aileleri aralarında hediyeleşerek “beh” takarlar . bu evlenmeye ilk adımdır. Bu sırada kız evine giden erkek tarafının hanımlarına ‘’görücü’’ denir. Kızın istenmesinden sonra nişan tarihi karalaştırılır, kız tarafına erkek tarafı birtakım hediye ve gıda maddeleri vermeyi taahhüd eder. Kız isteme sırasında damat adayı kız evine gitmez. Düğünler 3 gün sürer Ve bu sürede davetlilere Kız evinde yemek verilir .bu davette katılan erkek tarafına “”düğürcü’’ denir. Erkek evinde ise bir gün her evden bir erkeğin katıldığı kahvaltı verilir .Düğünün son gününde ise davetlilere genelde keşkek, yahni ve tandır ekmeğinden oluşan yemek verilir. Gelin ve damat kendilerine yeni evlenmiş birini seçer bunlara sağdıç denir.. Gelin baba evinden alınırken genelde ağlatılmaya çalışılır. Erkek evine getirilen gelin bir bacanın(teras) altına getirilir. Bacadan önce damadın sağdıcı sonrada damat ,gelinin başına kuruyemiş bozuk para ve Elma atarlar .Bu elma gelinin kafasına isabet ettirilmeye çalışılır. Bu yeni teşkil edilecek evin bereketi içindir.Gelinin kafasında ekmek arası peynir kavurna vs gibi yiyeceklerden oluşan ‘’Dürmeç’’ yerleştirilir.Gelin kırmızı renkli bindallı denilen özel bir gelinlik giyer.Başına ‘’urupluk’’ denilen pullardan oluşan bir takısı olur.Şimdilerde bu adet terk edilmeye yüz tutmuştur
Gerdek gecesinin sabahı gelin ve damat anne babalarının elini öpmeye giderler .Gelinin çeyizi gelin odasında sergilenir .Bu olaya”göre “adı verilir. Cenazeler vefat eden kişinin gurbette akrabaları varsa onlar muhakkak gelmeleri beklenir. Cenaze namazı kılındıktan sona İmam eşliğinde , bir gün önce köylüler tarafından kazılan mezara tabutsuz olarak gömülür. Cenazeye katılan herkes birer ikişer mezara toprak atmaya çalışır. Cenaze evine komşular yemek taşırlar. Bir odada başsağlığı dileklerini kabul edilir. Cenazeden sonra evde radyo televizyon açılmaz , düğünlerde davul zurna çalınması hoş karşılanmaz.
Bir süre sonra vefat edenin ailesi,camide erkekler için ,evde de kadınlar için mevlit okutturur. Yörede birtakım inanışları ise söyledir; Boş beşiğin sallanması hoş karşılanmaz,yine ateşe su dökülmesi ve gece dışarıya sıcak su dökülmesi cinleri rahatsız edileceğine inanılır. Sabaha karşı köpek uluması da hayra yorulmaz. (Deprem habercisi oldukları için olsa gerek) Köyde kadın giyimi :entari,fistan,çar,dolak,tülbent.Erkek giyimi;ceket,pantolon,şapka.
Çalgı;davul ve zurna.Oyunlar;halay,başbarı vs.Yemekler;keşkek,tandır aşı,tarhana çorbası,yahni,kömbe, Bişi,cıvrıla,keş,sırın,tandır ekmeği.
Köyümüzün güzel adetlerin: evde değişik bir yemek tatlı vs yapılınca kokusunun ulacağı eşe komsuya mutlaka bir kapta götürülür.Yemeği alanda, mutlaka içine başka birşey koyarak kabı iade eder.
Kölde özellikle tandır günlerinde köyün kadınları çok güzel bir dayanışma sergilerler. Ekmek yapılacakeve gelen diğer hanımlar beraber hamur yoğurarak yumak açarlar.
Tandır : köyde hemen her evin tandırevi denilen bir müştemilatı bulunur. Bu müştemilatın tabanına yerleştirilmiş 1,20 mt boyunda 50 cm yarıçapında özel bir topraktan yapılmış silindirik bir yapıdır. Bunun içinde ateş yakılarak köz olması sağlanır tabanındaki köz nedeniyle kızgınlaşan iç çeperinde tandır ekmeği gılik ve daştik denilen ekmekler pişirilir.Közü küllenen tandıra gece keşgeğin değisik bir versiyonu olan tandıraşı veya yaprak dolma bakraçlar içinde hazırlanarak sabaha kadar pişmeye bırakılır. Bu yemeklerin lezzetleri bugün en lüks restorantlarda dahi bulabilmek mümkün değildir. Diğer yemekler:
Keşkeğin Yapılışı; Yarma denilen özel döğülmüş buğday yıkandıktan sonra, uygun bir kaba konur ancak kalabalık için yapılacaksa büyük Kazanlara konur,yeteri kadar su ilave edilir katılaşınca yağ ve yağsız et ile tavuk eti ilave edilir,tavuk eti yemeğin tel tel olmasını sağlar,sonra tel tel kıvama gelinceye kadar karıştırılır. Bu yemek mutfaklardan ziyade düğünlerde ve köy pikniklerinde açıkta yapılır. Düğün günü öğlen yenecek keşkek evvelki gün gece yarısında hazırlanmaya başlanır.
ÖYLE DEĞİLMİ?
BAHAR GELİP TÜM ÇİÇEKLER AÇANDA, BİZİM KÖYLER ÇENNET OLUR DEĞİL Mİ, İLİÇ HASANOVA YAZI GÜLLÜKLER, CANDAN CANA MİNNET OLUR DEĞİL Mİ?
YAZ GELİNCE YAYLALARA GÖÇMEKMİ, HOROVUTTAN HEM DEVRATTAN GEÇMEKMİ BAĞURSAK ÇAYINDAN BİR SU İÇMEKMİ TÜM DERTLERE DERMAN OLUR DEĞİLMİ?
ÖRENDE GALIFLAR HEPSİ DOLANDA ÇAYIRLIYURT, SARIPAHAR, OLUĞUDA DOLANDA GÖZÜN BAHAR OLUR HEM YIHILGANDA HEM BAHARI HEMDE GÜZÜ GÜZEL DEĞİL Mİ?
ÇIYRIKR KURDUK BİZ ÖRENİN DÜZÜNE TULUĞUNA YOĞURDUNA YAĞINA, HEYBELERİN HEM PÜSKÜLLÜ BAĞINA, HASRET KALDIK ŞİMDİ ÖYLE DEĞİL Mİ?
NURALLAH TAŞAR BEN, BOYALIK KÖYÜM KARAAHMETOĞLU BU BENİM SOYUM, BU HAYAT BİR ROMAN, BÖYLE BİR OYUN DOĞRU SÖYLÜYORUM ÖYLE DEĞİL Mİ?
YAZAN :SIDDIK OĞLU NURALLAH TAŞAR 2003
Düzenleyen :Serdar Doğan
|
|